15 yıldır para transferleri için değişik tekliflere ve belgelere maruz kalırken ülkemizin bu konuda inanılmaz bir pazaryerine dönüşmüş olmasını da hayretle izlemeye devam ediyorum. Hiç bitmiyor maalesef
Yüzlerce yanlış adam ve çantacı dışında elbette ki doğru teklifler de bir yerlere gidiyordu. O kadar çok para transferi ülkeye alındı ki bu yoğun girişlerin sonunda ülkece GRİ LİSTE kayıtlarına girmeyi de başardık.
Elbette ki işlemin yapılabilmesi özel durumlar, izinler ve bir yerlerin bilgisi dahilindeki üst düzey koordinasyon zincirini gerektirmektedir. Aksi durumda gelen her şey bloke edilir ve hesap sahipleri de anında tutuklanır. Bu büyük risk göndericilerin de titizlikle değerlendirdiği bir durumdur.
Gönderilecek tutarların büyüklüğü, kaynağı, transferin şekli ve tabi olacağı vergiler, aradaki aracıların sayısı gibi parametreler paylaşım modelini belirler. Alıcıya teklif edilen paylaşım oranları minimum %25 den başlar %60 a kadar gider.
Siyaseten alacağınız destekler veya bankacıları yalan bir hikâyeye ikna ederek başaracağınız para transfer işindeki en önemli sorunlardan bir tanesi de sizden beklenen alıcı paylarını ödemenizdir.
Bunun için yurt dışına doğrudan transfer yollarınız elbette ki kapalıdır. Coin alımı, altın alımı, döviz büroları kanalı ile havala transferi gibi alternatifler büyük paraların başka hesaplara aktarımını gerektirir ya da nakit olarak taşımanın zorlukları ile baş başa kalmanıza yol açar. En kolay yollardan birisi de göndericilere veya temsilcilerine gayrimenkul alarak hesabı kapatmaktır. Böylece sanki gayrimenkul satmış gibi kendi komisyonunuzu kar olarak yazar bu kısmın da vergisini ödersiniz, sözde mesele kapanır.
Ancak,
Sosyal bir dernek veya Vakıf olarak çalışıyorsanız para transferi için tercih edilme şansınız daha yüksek olur. Vergi ödemeden işlem yapmak alıcının parasal kazançları da yükselteceği için işin cazibesi artar. Faaliyet konuları nedeni ile kâr amacı gütmeyen bu kuruluşlar için gelen transfer şüphesi de en alt seviyelere iner. Bu yüzden vakıflar, dernekler ve futbol kulüpleri dünyanın her yerinde ilk sırada kabul görürler.
Bazı insanlar çok akıllı olduklarını ve kendileri için kurguyu tereyağından kıl çeker gibi halledeceklerini düşünürler. Karşılarında Banka ve devlet organizasyonu şeklinde devasa bir büyüklük olduğunu, oralarda kendisinden daha akıllı binlerce insanın çalıştığını, çok özel izleme, denetim ve kontrol sistemlerinin olduğunu ve kendi kurnazlığının zaman içerisinde mutlaka çıkaracağını düşünemezler. Aslında kazanç düşüncelerini de kör eder, zengin olma hayali olumsuz riskleri küçültür ve büyük risklerin satın alınmasına sebep olur. Hemen hemen yakalanmayan yoktur. 3-5 yıl gecikenler vardır, onlar da özel destekler sayesinde belirli süre rahat kalanlardır.
*Ülke ekonomisini canlı tutmak için bilerek oynanan bir oyun var mıdır?
*Yapılan her şey ortaya çıkınca izin verdiklerini dahi yemekten çekinmeyenler olabilir mi? *Birilerini öfkelendirmenin faturasını ödüyor olabilirler mi? (Bana mı sordunuz)
*Gri listeye de bu yüzden alındık, maliyet daha yüksek olunca çok mu şaşırdık? *Anlaşılamayacağını düşündük ama ipin ucunu çok kaçırdık yine onu mu topluyoruz?
Onlarca soruyu sorarak yanıt aradığımız bir dönemde sanki elimize verilen hesap adreslerine dayanarak bu hesap sahiplerini toplamaya başladık aniden ve mal varlıkları dahil her şeylerine el koymaya başladık. Tabi ki gri listeden çıktık.
Kara para ile AHBAP değiliz artık düşüncesi hakim olmaya başlamıştı ki, finans dünyasının etkili kurum veya komiteleri tarafından AHBAP Derneğinin transfer bilgileri elimize tutuşturuldu, büyük soruşturmalar başladı yeniden.
Büyük oyunu göremeyen Haluk Levent, devlet içindeki sözde çok etkin isimleri anons ederek onlarla ilişkisindeki paylaşımları ve tavsiyelerini anlatmak istedi. Elbette ki kendisini kurtarmak için daha çok çırpınacak. Beni kurtarın sizi de yakarım mesajları çınlayacak. Bu çırpınışın ilk sinyalleri tutanaklar vasıtası ile düştü önümüze.
Sizce ondan büyük bir parça koparmadan, dışarıyı ikna edebilir miyiz?
İçerideki bu isimleri çağıran, dinleyen, ifade alan olur mu?
Milli güvenliğimiz ve kamu düzenimiz bu olayın neresinde kalır? Yasak gelir mi?
Yoksa susarsan içeride çok az kalırsın, biz hallederiz , ayaklarını denk al falan diye sevgi dolu tavsiyelerde mi bulunur ziyaretçilerinden bazıları?
Üretmeden kazanılmış her türlü paranın ortağı çoktur.
Bu çokluk sizi yalnızlığa mahkûm eder.
Hiçbir şey kalmayınca sizi de satacaklardır.
NOT : Sadece kara para hakkında biraz daha aydınlanmak isteyen okurlarım varsa aşağıdaki yazımı gözden geçirebilirler.
